43,3725$% 0.25
51,3279€% 0.73
59,2261£% 1.15
6.944,72%1,57
11.526,00%1,73
45.964,00%1,73
4.981,73%1,34
12.992,71%1,10
3832903฿%-1.26541
3023.69Ł%1.89896
126981Ξ%-1.05008
82.39%-0.86265
43.27$%-0.08471
29 Mart 2026 Pazar
Türkiye’de futbol sadece Süper Lig’den ibaret değil. Bunu en iyi gözlemlediğim yer Sıfır TV oldu. Alt liglerdeki inanılmaz rekabet ortamına ve müthiş taraftar kitlelerine burada şahit oldum. Muhabirlik yaptığım süreçte birçok taraftarla konuşma fırsatı buldum. Benim için çok güzel bir tecrübeydi fakat arka planda gözlemlediklerim bambaşka bir hikayeydi.
Öncelikle kanal, hiçbir şekilde TFF tarafından destek görmeden tamamen kendi imkânlarıyla yayıncılık yapmaya çalışıyor. Üstelik bunun için federasyona çok ciddi bir bedel ödüyorlar. Sadece bununla da kalmıyor; liglerle ilgili içerik oluşturmak için anlaşılan dijital ajansa ödenen meblağlar, içeride kendi personeline verilen maaşlar derken ortaya devasa bir maliyet çıkıyor. Bundan dolayı da büyük ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Her şeye rağmen canla başla çalışan spikerler, muhabirler, editörler, stüdyo ve ofis çalışanları… Sayıları o kadar çok ki tek tek isim vermek imkânsız. Hepsi ellerinden gelenin en iyisini yapmak için çabalıyor. Herkesin dilinde aynı cümle vardı: “Ya hep birlikte çıkacağız ya da birlikte batacağız.”
Medya sektörünün ne kadar zor bir yer olduğunu da en saf haliyle burada gözlemledim. Çünkü evine ekmek götürebilmek için çalıştığın kurumu ayakta tutmak zorundasın. O yüzden nasıl zorlu şartlar altında çalıştığımızı tam anlamıyla kavrayabilmek için bu mutfağı tecrübe etmek gerekiyor.
Fakat şu durumu asla anlayamadım: TFF bu yayınların yapılması için ihale açıp üstüne ciddi bir para alıyor. Oysa bu, Türk futboluna yapılan büyük bir yatırım. Neden böyle bir girişime destek olunmuyor? Bahsettiğim 5-6 maç değil; son günlere kadar haftada 50, ayda 200’ün üzerinde canlı maç yayınlanıyordu. Ekonomik sebeplerden dolayı bu sayı ne yazık ki 8’e kadar düştü. Üstüne Almanya, İskoçya ve Hollanda Kupası’nı yayınlıyorlar. Suudi Arabistan, Hollanda ve İskoçya lig özetlerini de vererek sadece Türk futboluna hizmet etmekle kalmıyor, dünya futbolunu ekranlara getirerek tüm futbolseverlere hitap etmeyi amaçlıyorlar.
Burada benim için en önemli kısım 2. Lig ve 3. Lig maçlarının yayınlanmasıydı. Bunun en büyük sebebi ise genç spikerlere, muhabirlere istihdam sağlaması ve kendilerini göstermelerine olanak tanıması oldu. Ben de o genç muhabirlerden birisi oldum. Ne mutlu bana. Çok şey öğrendim, çok insan kazandım. Futbolun mutfağında yer aldım. Şatafatlı spor medyasının değil; alın terinin, emeğin olduğu gerçek spor medyasının içerisinde bulundum.
Şunlardan bahsetmeden edemeyeceğim: Bu liglerde yayın yapmanın zorluğuna dair en çarpıcı örneklerden biri, adını vermeyeceğim bir kulüp başkanının arayıp “Kameralarınızı protokolün önünden çekin” demesi oldu. Üstelik kameraları yerleştirebileceğimiz başka hiçbir açı olmamasına rağmen… Protokole gelenlerin, maçı evlerinden izlemeye çalışan taraftarlardan daha önemli görüldüğüne şahit olduk.
Bununla da bitmedi. Kulüplerin kanalı arayıp, maçları yayınlanmadığı için sinirlendiği ve öfkelendiği anlara da denk geldik. İşin ilginç yanı, bu süreçte kulüplerin sponsorluk bulmak adına en ufak bir çabası dahi olmamıştı.
Taraftarlar mevzusuna gelince, inanın en zoru onlardı. Onlar için denklem basitti: “İhaleyi aldınız, Full HD yayın yapmak zorundasınız.” Ancak bu birçok statta imkânsızdı. Çoğu stat o kadar çağ dışı kalmıştı ki “Burada neden internet yok?” sorusu, sorunlar listesinde en son sıralarda yer alıyordu. Buna rağmen Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna yayın yapmaya çalıştık. Her yere canlı yayın aracı götürmenin imkânsız olduğunu ve ne denli ciddi masraflar gerektirdiğini dışarıdan birilerine anlatmak çok zor. Zorlu hava koşullarında canla başla görev yapan canlı yayın ekiplerinin mücadelesi tek kelimeyle belgesel olurdu. Sosyal medyada bu konuda çokça eleştiri aldık ama olsun, bu da değerli bir tecrübeydi.
Alt liglerin yayınlanması için girilen büyük mücadeleyi kendi gözlerimle gördüm. Özellikle bir kulübe ziyarete gittiğimizde scout ekibi bize şöyle demişti: “Bize ilaç gibi geldiniz.” Genç futbolcuların keşfedilmesine olanak sağlayan, gerçekten Türk futboluna hizmet etmeye çalışan bir yapının içindeydim. Onlarsız asla olmayan ama ne yapsak da memnun edemediğimiz taraftarlar, bazen imkânsızı isteyen kulüp başkanları… Biz tüm bunlara rağmen imkânsızı başarmaya çalıştık. İyi ki de çalıştık. Sıfır TV’de çok şey öğrendim. Her şey için teşekkürler.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.