DOLAR

43,3725$% 0.25

EURO

51,3279% 0.73

STERLİN

59,2261£% 1.15

GRAM ALTIN

6.944,72%1,57

ÇEYREK ALTIN

11.526,00%1,73

TAM ALTIN

45.964,00%1,73

ONS

4.981,73%1,34

BİST100

12.992,71%1,10

BİTCOİN

3832903฿%-1.26541

LİTECOİN

3023.69Ł%1.89896

ETHEREUM

126981Ξ%-1.05008

RİPPLE

82.39%-0.86265

TETHER

43.27$%-0.08471

a
Haber Bekçisi

Haber Bekçisi

15 Eylül 2026 Salı

Bir Dönem Çin’e Adım Atması Yasaktı! Brad Pitt’in Başını Yakan Efsane Film

Bir Dönem Çin’e Adım Atması Yasaktı! Brad Pitt’in Başını Yakan Efsane Film
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya çapında milyonlarca hayranı olan ve Hollywood’un en çok kazanan aktörlerinden biri olan Brad Pitt’in hayatında pek bilinmeyen ilginç bir detay var. Başarılı oyuncu, kariyerinin zirvesinde olduğu dönemde tam 20 yıl boyunca Çin’e adım atamadı. Bu yasağın arkasında ise ne bir suç, ne de diplomatik bir skandal yatıyordu; sebep sadece başrolünde oynadığı bir sinema filmiydi.

Krizin Fitilini Ateşleyen Başyapıt: “Tibet’te Yedi Yıl”

1997 yapımı “Tibet’te Yedi Yıl” (Seven Years in Tibet) filmi, Heinrich Harrer adındaki Avusturyalı bir dağcının gerçek hayat hikayesine odaklanıyordu. Filmde Harrer karakterine hayat veren Brad Pitt, senaryo gereği Tibet’e gidiyor ve burada genç Dalai Lama ile yakın bir dostluk kuruyordu.

Çin Hükümeti Öfkelendi: Brad Pitt Kara Listede

Ancak filmin Çin’in Tibet’teki egemenliğini ve uyguladığı politikaları eleştirel bir dille yansıtması, Çin hükümetini ciddi şekilde öfkelendirdi. Çinli yetkililer, filmin tarihi gerçekleri saptırdığını ve ülkenin imajını zedelediğini savunarak radikal bir karar aldı. Filmin yönetmeni Jean-Jacques Annaud ve başrol oyuncusu Brad Pitt’in Çin’e girişi “ömür boyu” sayılabilecek bir süre için yasaklandı.

20 Yıllık “Soğuk Savaş” Nasıl Sona Erdi?

Brad Pitt’in Çin ile olan bu soğuk savaşı, yıllar sonra Angelina Jolie ile birlikte Çin’e gerçekleştirdikleri bir tanıtım turuyla nihayet sona erdi ve oyuncunun üzerindeki fiili yasak ortadan kalktı. Ancak “Tibet’te Yedi Yıl”, sinema tarihine sadece bir başyapıt olarak değil, aynı zamanda başrol oyuncusunu bir ülkeden men eden film olarak da geçti.

Devamını Oku

Kullanmadığınız kıyafetler Vespa Primavera kazandırabilir mi? Dolap’ta yeni dönem…

Kullanmadığınız kıyafetler Vespa Primavera kazandırabilir mi? Dolap’ta yeni dönem…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dolap, “Kazandıran Eylül” kampanyasıyla yeni sezon öncesinde kullanıcıları dolaplarında yer açmaya ve artık kullanmadıkları parçaları yeniden değerlendirmeye teşvik ederken, ikinci el alışverişin sunduğu keşif alanını da öne çıkarıyor. Kullanıcılar, farklı dönemlerden ve stillerden parçalara ulaşarak gardıroplarını yalnızca bütçe odaklı değil, daha özgün ve kişisel tercihlerle de yenileyebiliyor. 

14–17 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek kampanya kapsamında Dolap’a yüklenen her 5 ürün, Vespa PRIMAVERA çekilişi için bir katılım hakkı kazandıracak. Kullanıcılar kampanya boyunca en fazla 10 çekiliş hakkı elde edebilecek. Kazanan isim 11 Kasım’da açıklanacak. 

Kampüs ruhu ve okula dönüş dönemine özel hazırlanan kampanyada, seçili ürünlerde yüzde 80’e varan indirimler sunulacak. Kampanya kapsamında 2 milyon kullanıcının 40 milyondan fazla ürününün indirimli olarak kullanıcılarla buluşması planlanıyor. 

Dolap, kullanılmayan ürünlerin yeniden dolaşıma kazandırılmasını kolaylaştıran dijital modeliyle ürünlerin kullanım ömrünün uzamasına katkı sağlarken, kullanıcılarına farklı dönem, stil ve kategorilerden ürünleri keşfedebilecekleri geniş bir ikinci el ekosistemi sunuyor. “Kazandıran Eylül” kampanyası da yeni sezon öncesinde yeniden kullanım, keşif ve kişisel stil anlayışını bir araya getiriyor.

Devamını Oku

GTA 5’te NPC’ler Harita Yüklensin Diye Bilerek Önünüze Kırıyor! Sosyal Medyada Büyük İddia

GTA 5’te NPC’ler Harita Yüklensin Diye Bilerek Önünüze Kırıyor! Sosyal Medyada Büyük İddia
0

BEĞENDİM

ABONE OL

GTA 5 oyuncularının yıllardır şikâyet ettiği “NPC’ler neden sürekli önüme kırıyor?” sorusu, sosyal medyada yeni bir iddiayla alevlendi.

Paylaşımlara göre bilgisayar kontrollü sürücüler, haritanın ve dokuların yüklenmesi için zaman kazanmak amacıyla bilinçli olarak oyuncunun yoluna çıkıp çarpışma yaratıyor.

Paylaşılan videoda mavi bir spor araba ilerlerken kahverengi bir SUV’nin aniden şerit değiştirerek araca çarptığı net şekilde görülüyor.

Klip kısa sürede yüz binlerce görüntülenme aldı ve binlerce oyuncu “en normal hızda bile oluyor”, “San Andreas’tan beri var” gibi yorumlarla destek verdi.Bazı kullanıcılar bunu “akıllı bir easter egg” olarak nitelendirirken, bir kısmı da “dünyanın en doğru teorisi” diyerek dalga geçti. Aynı dönemde GTA 6 tanıtım videosunda da benzer bir NPC davranışının fark edildiği paylaşıldı.Rockstar Games’ten henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak iddia, oyunun AI ve yükleme mekanikleri üzerine eski tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Devamını Oku

Zombi Kıyametinin Ortasında Trajik Bir Aşk Hikayesi: “Die Alone” (2024) İncelemesi

Zombi Kıyametinin Ortasında Trajik Bir Aşk Hikayesi: “Die Alone” (2024) İncelemesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zombi alt türü, yıllardır virüsler, hayatta kalma mücadeleleri ve çürüyen bedenlerle o kadar çok işlendi ki, türe yeni bir soluk getirmek giderek zorlaştı. Ancak genellikle absürt korku-komedi filmi WolfCop ile tanınan Kanadalı yönetmen ve senarist Lowell Dean, Die Alone (2024) ile izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor. Başrollerini Douglas Smith, Carrie-Anne Moss, Frank Grillo ve Kimberly-Sue Murray’nin paylaştığı film, ilk bakışta standart bir kıyamet sonrası hayatta kalma mücadelesi gibi görünse de, özünde sürprizlerle dolu, yürek burkan bir aşk hikayesi sunuyor.

Doğanın İntikamı ve Yenilenen “Zombi” Konsepti

Filmin en dikkat çekici dünya inşası detaylarından biri, enfeksiyonun doğası. Klasik zombi filmlerindeki laboratuvar virüsleri veya doğaüstü lanetlerin aksine Die Alone, bitki bazlı bir virüsü merkeze alıyor. Hastalığa yakalananlar sadece et yiyen canavarlara dönüşmekle kalmıyor, zamanla bedenlerinden bitkiler fışkıran, doğayla bütünleşmiş melez yaratıklara (“The Reclaimed”) evriliyorlar. Yönetmen Dean, virüsün kökenini uzun uzun açıklamak yerine, bunun “doğanın insan denilen parazitten kurtulma yöntemi” olabileceği fikrini zekice alt metne yerleştiriyor.

Hikaye, Ethan’ın (Douglas Smith) ormanlık bir alanda geçirdiği trafik kazası sonrası uyanmasıyla başlıyor. Kolunda bir alçı ve üzerinde sevgilisi Emma’nın (Kimberly-Sue Murray) adının yazılı olduğu bir kalple uyanan Ethan, ciddi bir hafıza kaybı yaşamaktadır. Emma kayıptır ve Ethan’ın tek amacı, parçalanmış zihnindeki anı kırıntılarını takip ederek onu bulmaktır. Bu arayış sırasında, sert mizaçlı ve gizemli bir hayatta kalan olan Mae (Carrie-Anne Moss) ile yolları kesişir. Mae onu korumasına alır ancak Ethan’ın gitmesine engel olmak için de elinden geleni yapar.

Performanslar: Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith’in Dinamiği

Film, gücünü büyük ölçüde karakter odaklı yapısından alıyor. Carrie-Anne Moss, Mae rolünde filmin ağırlık merkezini oluşturuyor. Karakterin hem korumacı hem de tehlikeli derecede kısıtlayıcı tavrı, Moss’un deneyimli oyunculuğuyla ekrana mükemmel yansıyor. Douglas Smith ise çaresiz, kafası karışık ve aşkı uğruna her şeyi göze alan Ethan rolünde empati kurması kolay bir performans sergiliyor.

Frank Grillo’nun (Kai) hikayeye dahil olduğu anlar, filmin tansiyonunu artıran ve post-apokaliptik dünyanın acımasız insan doğasını hatırlatan sahneler olarak öne çıkıyor. Ancak filmin asıl derdi aksiyon yaratmak değil; hafıza, kayıp ve birini ne pahasına olursa olsun bırakamama temaları üzerine düşünmek.

Beklentileri Altüst Eden Bir Final

Die Alone, izleyiciyi klasik bir zombi filmi izlediğine inandırıp, yavaş yavaş bir psikolojik gerilime ve gizeme dönüşüyor. Lowell Dean, senaryoyu oldukça dikkatli bir şekilde örerek finale doğru izleyicinin beklentilerini tamamen yıkan bir ters köşe hazırlamış. Filmdeki taraf değişimleri, karakterlerin gerçek motivasyonlarının ortaya çıkması ve Ethan’ın hafızasındaki boşlukların dolması, izleyiciyi gördüğü her şeyi yeniden değerlendirmeye itiyor.

Sonuç olarak Die Alone, korku türünün klişelerini bir araç olarak kullanıp, insanlığını kaybetmekte olan bir dünyada “bağlılık” kavramını sorgulayan, melankolik ve oldukça başarılı bir bağımsız film. Kan ve vahşet arayanları yer yer tatmin etse de, asıl kalıcı etkisini hikayesinin duygusal derinliğiyle bırakıyor. Zombi türünün yenilikten uzaklaştığını düşünenler için, kalıpları kırmayı başaran bu trajik aşk hikayesi kesinlikle bir şansı hak ediyor.

Devamını Oku

Titanik En Büyüğü Değildi: Tek Gecede 9 Bin Can Kaybı: Tarihin En Büyük 10 Gemi Kazası

Titanik En Büyüğü Değildi: Tek Gecede 9 Bin Can Kaybı: Tarihin En Büyük 10 Gemi Kazası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Denizcilik tarihi; doğa koşullarının yanı sıra savaşlar, teknik ihmaller ve kapasite aşımı nedeniyle büyük kayıplara sahne oldu. İşte tarihte en fazla can kaybının kaydedildiği on büyük deniz trajedisi:

1. MV Wilhelm Gustloff (1945)

İkinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Prusya’dan sivilleri ve yaralı askerleri tahliye eden Alman yolcu gemisi, Baltık Denizi’nde bir Sovyet denizaltısı tarafından torpidolandı. Eksi yirmi dereceye varan soğukta yaşanan faciada, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 9.400 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, dünya denizcilik tarihinin tek bir gemide en çok can kaybı yaşanan kazası olarak kayıtlara geçti.

2. MV Goya (1945)

Yine aynı tahliye harekâtı sırasında yaralı asker ve mültecileri taşıyan Alman kargo gemisi Goya, bir Sovyet denizaltısının hedefi oldu. İsabet eden iki torpido sonucu gemi sadece yedi dakika içinde sulara gömüldü. Bu kısa sürede yaklaşık 7.000 kişi yaşamını yitirdi.

3. SS Cap Arcona (1945)

Savaşın bitimine günler kala yaşanan en trajik hatalardan biri olarak kabul edilir. İçinde toplama kampı esirlerinin bulunduğu gemi, Alman askeri nakliye gemisi sanılarak İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından bombalandı. Yanarak batan gemide yaklaşık 7.000 tutsak ve sivil can verdi.

4. MV Doña Paz (1987)

Barış döneminde gerçekleşen en ölümcül deniz kazasıdır. Filipinler açıklarında seyreden feribot, binlerce varil yakıt taşıyan bir petrol tankeriyle çarpıştı. Çarpışmanın ardından başlayan büyük yangın iki gemiyi de tamamen sardı. Resmi kayıtlara göre kapasitesinin çok üzerinde yolcu taşıyan feribotta 4.386’dan fazla insan hayatını kaybetti.

5. SS Mont-Blanc / Halifax Patlaması (1917)

Birinci Dünya Savaşı sırasında yüksek miktarda patlayıcı taşıyan Fransız kargo gemisi Mont-Blanc, Kanada’nın Halifax Limanı’nda Norveç gemisi Imo ile çarpıştı. Çarpışma sonucu meydana gelen devasa patlama, limanı ve kenti yerle bir etti. Olayda yaklaşık 2.000 kişi doğrudan hayatını kaybetti, binlerce insan yaralandı.

6. SS Le Joola (2002)

Senegal hükümetine ait devlete bağlı feribot, Gambiya açıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalanarak alabora oldu. 536 kişilik kapasitesi olmasına rağmen yaklaşık iki bin kişiyle yola çıktığı belirlenen gemide 1.863 kişi yaşamını yitirdi.

7. SS Sultana (1865)

Amerikan İç Savaşı’nın hemen ardından esir kamplarından dönen Birlik askerlerini taşıyan yandan çarklı buharlı gemi, Mississippi Nehri üzerinde seyir halindeyken kazan patlaması yaşadı. Kapasitesinin altı katı yolcu alan gemideki patlama ve yangın sonucu yaklaşık 1.700 kişi öldü.

8. RMS Titanic (1912)

Döneminin en gelişmiş teknolojisiyle inşa edilen ve “asla batmaz” olarak tanıtılan dev transatlantik, ilk seferinde bir buzdağına çarptı. Yetersiz filika sayısı ve organizasyon eksikliği nedeniyle 1.514 kişi dondurucu okyanus sularında can verdi.

9. RMS Lusitania (1915)

Birinci Dünya Savaşı sırasında New York’tan Liverpool’a gitmekte olan İngiliz yolcu gemisi, İrlanda kıyıları açıklarında bir Alman denizaltısı tarafından vuruldu. On sekiz dakika içinde batan gemide 1.198 sivil hayatını kaybetti. Bu olay, ABD’nin savaşa girmesinde dönüm noktası oldu.

10. General Slocum (1904)

New York’ta bir kilise cemaatini pikniğe götüren buharlı yolcu gemisinde çıkan yangın, can yeleklerinin ve yangın hortumlarının çürümüş olması nedeniyle söndürülemedi. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 1.021 kişi East River’da boğularak veya yanarak yaşamını yitirdi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.